Bir alışkanlık edinmek için sadece 2 dakika yeterli!

Alışkanlıklar yazı dizisinin ikinci bölümünde 2 Dakika Kuralı ile yeni bir alışkanlığı nasıl edinirsiniz üzerinde duracağız.

Temel mantık çok basit. Bir yolda gittiğinizi düşünün ve bir sapaktan sapıyorsunuz. Bu sapak sizi belkide iki saat boyunca gideceğiniz yola sokuyor ancak sapaktan sapmak sadece bir kaç saniyenizi alıyor.


Bir alışkanlık sadece bir kaç saniye içinde tamamlanabilir, ama aynı zamanda sonrasındaki dakikalar yada saatler boyunca atacağınız adımları da biçimlendirir.

Gün içinde iyi yada kötü sonuçlanacak bir sürü aksiyon alıyoruz. İşten eve geldiğinizde üstünüzü giyinip spor salonuna da gidebilirsiniz, yemek siparişi verip TV’yi açıp kanepeye de oturabilirsiniz ve bu sizi önünüzdeki iki saat boyunca yapacağınız şeye doğru götüren bir karar anıdır. Ok bu cepte şimdi devam edelim.

İyi ve kötü alışkanlıklar ne kadar tekrarlarsanız, hangisini seçerseniz yavaş yavaş sizi o insana dönüştürür. Dönüşmek istediğiniz insan lehinde hareketleri çoğaltmalısınız. Ne kadar sürerse, ne kadar basit olursa olsun amaç dönüşmek istediğimiz insan lehine yaptığımız aksiyonların sayısını artırmak. Bu da cepte, şimdi ikisini birleştiriyoruz.

Edinmek istediğimiz alışkanlığı iki dakika yaparak, sadece iki dakika yapacağım ve sonra bırakacağım diyerek, kendinizi yormadan ve gözünüzde büyütmeden yapmaya başlıyorsunuz. Ama önemli nokta bunu her gün yapıyorsunuz. Koşuya mı çıkmak istiyorsunuz, sadece ayakkabılarınızı giyip sokağın başına gidin, bir kaç adım atın ve eve geri dönün. Bunu her gün yapın. İki şey olabilir, ya bu kadar hazırlanmışken bari koşayım dersiniz, yada en azından iki saat sürecek bu egzersiz için ilk adımı atmayı alışkanlık haline getirirsiniz, gerisini getiremeseniz de. Hatta bazen, gözünüzde büyümemesi için kendinizi bu işi sadece iki dakika yapacağım daha sonrasında, üşenmesem de, gözümde büyümese de, istesem dahi sadece iki dakika yapıp duracağım şeklinde engellemeniz bile gerekebilir. Amacımız bunu alışkanlık haline getirmek.

Modern çağın en iyi dansçılarından Twyla Tharp her güne bir ritüel ile başladığından bahseder.

“Saat 5:30 da uyanır, egzersiz kıyafetlerini giyer şapkamı takar, Manhattan’daki evimden çıkıp bir taksiye biner spor salonuna giderim. Orada iki saat boyunca spor yaparım. Ritüel sabahları vücudumu maruz bıraktığım esneme ve ağırlık antremanı değildir; taksidir! Taksi şoförüne nereye gitmesini söylediğim anda ritüeli tamamlamış olurum. “

Alışkanlıkların var oluş sebebini hatırlayalım. Beynimiz boş yere düşünmek zorunda kalmadan otomatik karar vereceği bir şey istiyor ve bunu aynı şekilde yapmak istiyor. Hareketi basitleştirerek bunu otomatik hale getiriyoruz. Beyninizi, size o koşu ayakkabısını her sabah düşünmeden otomatik giyderecek hale getirin. Gerisi size kalmış 🙂

Her gün bir sayfa kitap okuyarak, bir paragraf yazı yazarak, ayakkabınızı giyip sokağa inerek başlayın ve sonuçta çok okuyan, yazan, koşan bir insana dönüşün.

Related posts